SHINE ON YOU CRAZY DIAMOND - PINK FLOYD
Bir Şarkının Hikayesi
Shine On You Crazy Diamond – Pink Floyd
https://www.youtube.com/watch?v=YMC0WYgIyFA&t=1s
5 Haziran 1975 günü Abbey Road stüdyosunda bulunanlar,
tarihi ve bir o kadar da duygusal bir olaya tanıklık edeceklerini tahmin
edemezlerdi. O gün, Pink Floyd grubunun üyeleri 9.stüdyo albümlerinin tematik
şarkısı “Shine On You Crazy Diamond”ın vokal kayıtları için Abbey
Road stüdyolarına gelmişlerdi.
Roger Waters ve David Gilmour kayıt masasında çalışırlarken
odaya sessizce giren ve bir kenarda oturup onları izleyen kişiyi fark etmemişlerdi.
Stüdyoya sonradan gelen Richard Wright, garip davranışlar sergileyen bu
kişinin kim olduğunu öğrenmek istemişti ama sanki hiç kimse onu tanımıyordu. Aradan
bir süre geçtikten sonra, bu esrarengiz kişinin, kazınmış saçları ve kilolu
haliyle geçmişteki karizmatik görüntüsünden oldukça farklı bir görüntü
sergileyen eski grup arkadaşları, Syd Barrett olduğunu anladılar.
Yıllardır görmediği eski grup arkadaşlarını ziyaret etmek
için tam da kendisine ithafen yazılan bir şarkının vokal kayıtlarının yapıldığı
günü seçmesi, kaderin bir cilvesi olsa gerekti. Olaya tanıklık edenler, Roger
Waters’ın çocukluk arkadaşını tanıyınca göz yaşlarını tutamadığına şahit
olmuşlardı. Şarkı hakkında fikri sorulduğunda, “biraz eski”bulduğunu
söyleyen Syd Barrett, bir süre sonra geldiği gibi sessizce stüdyoyu terk
etmişti.
1965 yılında, Roger Waters ve Nick Masson tarafından kurulan
T-Set grubu kısa bir süre sonra dağılmıştı. Waters, eski okul arkadaşı Syd
Barrett’ı yeni kuracakları gruba davet etti. Richard Wright’ın da katılımıyla
kurdukları gruba, iki caz gitaristi Pink Anderson ve Floyd Council’in ilk
isimlerinden oluşan “Pink Floyd “adını verdiler.
1967 yılında yayınladıkları ilk albümleri”The Piper at
The Gates of Dawn” ‘daki şarkıların tamamını Syd Barrett yazmış ve
seslendirmişti. Grup, “psychedelic rock” tarzındaki bu albümlerini Abbey Road
stüdyolarında kaydederken,aynı günlerde ve aynı stüdyoda The Beatles ünlü albümleri “Sgt.Pepper’s Lonely
Hearts Club Band”i kaydediyordu. Pink Floyd’un o dönemdeki menajeri Pete
Jenner’in şu sözleri müzik tarihine kayıt düşmeye değer: “The Beatles’ın
kayıtlar sırasında bizden bir şeyler kopyaladığına emindim, bizim de
koridorlarda onların stüdyosundan gelen sesleri kopyaladığımız gibi…”
Albüm,İngiltere listelerinde 6.sıraya kadar çıkmıştı.
Elbette liste başını The Beatles’ın “Sgt.Pepper’s Lonely Hearts Club Band”i
işgal ediyordu. Uluslararası bir üne kavuşmak için birkaç yıl daha beklemeleri
gerekecekti.
Başlangıçta grubun tüm şarkılarını yazan ve doğal lideri
konumundaki Syd Barrett, uyuşturucu kullanmaya başlamıştı. Ünlü gitarist, aşırı
doz LSD kullanımı sonrasında, gerçeklikten uzak bir paralel evrende yaşıyor
gibiydi ve çoğunlukla nerede olduğunun farkında değildi. Bazen tüm konser boyunca
tek bir nota çalıyor ya da gitarının akorunu bozuyordu. Grup onun eksikliğini
tamamlamak için yeni bir gitarist ile anlaştı. David Gilmour’un hem gitarist
hem de besteci olarak gruba katılımı Pink Floyd’u yeni bir seviyeye taşıyacaktı.
Syd Barrett ile vedalaşmak ise artık onlar için kaçınılmaz olmuştu.
1969 ve 1973 yılları arasında tamamen deneysel albümler çıkaran
grup,1972-1973 yılları arasında Abbey Road stüdyolarında, ses mühendisi Alan
Parsons’ın katkısı ile 8.stüdyo albümleri, “The Dark Side of The Moon”u
kaydetmişler ve kimi yorumculara göre de müzik dünyasını sonsuza kadar değiştirmişlerdi.
Tüm zamanların en çok satan üçüncü albümü olan “The Dark Side of The Moon”,
gruba büyük bir şöhret sağlamıştı.
Böylesi başarılı bir albümden sonra tekrar stüdyoya girmek
konusunda oldukça isteksiz olan grup üyeleri, 1975 yılının ocak ayında, dokuzuncu
albümleri için stüdyoya girdiler. David Gilmour’un kendi ifadesiyle “La
minör akorunda gezinirken kazayla bulduğu” 4 notalı bir motif, albümün
tematik şarkısı için Roger Waters’a ilham kaynağı olmuştu.
Waters, Gilmour’un yazdığı 4 notalı gitar motifinin “Syd’ın
kaybolmasıyla ilgili bir tür “tanımlanamaz ve kaçınılmaz” melankoliyi
özetlediğini söylemişti. Sanatçı, şarkı sözlerinde Syd’in yeteneğine olan
hayranlığını ifade ederken bir yandan da onun bu dünyadan soyutlanışını
anlatıyor ve yol arkadaşını kaybetmiş olmanın üzüntüsünü dile getiriyordu.
“Hatırla genç olduğun günleri, hani güneş gibi parladığın
Parılda Çılgın Elmas”
Artık gözlerinde gökyüzündeki kara delikler gibi bir
boşluk var.
Parılda Çılgın Elmas”
David Gilmour, şarkıyı 20 dakikalık bir single olarak
yayınlamak istese de, Waters şarkıyı iki bölüm halinde, albümün açılış ve
kapanış parçaları olarak yayınlama konusunda grup arkadaşlarını ikna etmişti. “Yokluk”
temasını işleyen albümde Syd Barrett’dan esinlenerek yazılan tek şarkı “Shine
On You Crazy Diamond” değildi.
David Gilmour ve Roger Waters’ın beraber tamamladıkları
ender şarkılardan biri olan “Wish You Were Here”, “Hayattan
kopuş duygusu” ile ilgiliydi ve ilham kaynağı da şizofreni ile
mücadele eden Syd Barrett idi.
“Shine on You Crazy Diamond”, ışıltısı ve yeteneği ile kuruluş
yıllarında Pink Floyd’un sesi olan ve küresel başarıya giden yolda, müziği ile
onlara rehberlik eden olağanüstü bir yeteneğe, benzersiz bir övgü olmuştu. Bugün
78 yaşında olan David Gilmour en sevdiği Pink Floyd şarkıları arasında “Shine”ı
birinci sıraya koyuyor.
20 Milyon kopya satan” Wish you Were Here”albümü, Rolling
Stone dergisi tarafından tüm zamanların en iyi 500 albümü arasında
gösteriliyor.
Shine, You ve Diamond kelimelerinin baş
harflerinin, talihsiz gitaristin ismini oluşturduğunu da bir not olarak belirtelim.
Derleyen: V. Victor Mori
Kaynakça:
Benitez Tina E.,The Story Behind Pink Floyd’s Bookending
Opus to Syd Barrett: “Shine On You Crazy Diamond”,13.05.2023
Cohen H., Pink Floyd's 'Shine On You Crazy Diamond'
Fetes Ex-Band Member, 25.03.2023
Tomkins J.,Story Behind The Song -Shine on You Crazy
Diamond,you tube
Pink Floyd,The Piper at The Gates of Dawn,Shine on You Crazy
Diamond,Wikipedia
Yorumlar
Yorum Gönder