HANDLE WITH CARE - TRAVELING WILBURYS
Bir Şarkının Hikayesi
“Handle with Care” – Traveling Wilburys
Sinema tarihi, birçok önemli yıldızın rol aldığı ama sonu
hüsranla biten filmlerle doludur. Prodüktörlerin senaryoya yeterince güvenmediği
ve sanki fazladan birkaç yıldız oyuncuyla açığı kapatmaya çalıştığı hissini
uyandırır izleyicide.
1988 yılında beş tane Rock yıldızının bir araya gelip, albüm
çıkardığını duyan müzikseverler de belki de benzer önyargılarla bu “Supergroup”a
şüpheyle yaklaşmışlardı.
Halbuki müzik tarihinin çok bilinmeyen ve tamamen spontan olarak
doğmuş bu rock projesinde, beş önemli rock yıldızı, en iyi kişisel özelliklerini
harmanlayıp, kollektif olarak ortaya harika bir ürün çıkarmışlardı.
Her şey 1988 yılının bir Mayıs akşamında George Harrison’un
Los Angeles’ta, Roy Orbison ve Jeff Lynne ile bir akşam yemeğinde
buluşması ile başlamıştı. Harrison’un plak şirketi Warner Bros,yeni çıkaracağı
albümün single’ı “This is Love” ın B yüzü için sanatçıdan yeni
bir parça istemişti ve acele ediyorlardı.
George, prodüktörü de olan Jeff Lynne’in yardımını
istediğinde, Roy Orbison da seve seve kayda katılmayı kabul etmişti. Yalnız bir
sorun vardı, öyle kolay kolay boş bir stüdyo bulmaları pek mümkün değildi.
George’un aklına, Malibu’daki evinin garajında bir stüdyosu olan arkadaşı Bob
Dylan’ı aramak geldi. “Elbette gelebilirsiniz” demişti ünlü şarkıcı.
Ertesi sabah George, gitarını almak için Tom Petty’nin evine uğradığında,
o da ekibin büyüsüne kapılmıştı. Artık efsane beşli bir aradaydı.
George Harrison parçanın akor yapısını nerdeyse bitirmişti
ama “Rock müziğin Caruso”su
Roy Orbison grubunuzda ise, ona özel bir bölüm yazmamak olmazdı. Harrison şarkının
sözlerini bitirmekte zorlanınca, şiirsel ustalığı, 2016’da aldığı “Nobel Edebiyat
“ödülüyle taçlandırılacak olan 1960’ın Shakespeare’i Dylan’dan yardım
istemişti. Barbekünün başında misafirlerini doyurmaya hazırlanan Dylan, şarkı
ne ile ilgili diye sorduğunda George, Bob’un garajındaki bir kolinin üzerinde
yazan uyarı işaretini gösterdi: “Handle with Care”. Artık
şarkının ismi de hazırdı.
Şarkı üç farklı bölümden oluşuyordu.
John Lennon ve Paul Mc Cartney gibi iki büyük ustanın
yıllarca gölgesinde kalmış en genç Beatle George, solo kariyerindeki başarısını
“Oh ,the sweet smell of success”
(Başarının tatlı kokusu ) dizeleri ile alaycı bir tonda ve iliklerine
kadar işlemiş olan Beatles soundu ile aktarırken, Roy Orbison şarkının ilk
köprü bölümünde, kendine özgü karanlık ve duygusal baladlarına benzer bir tonda
“Yalnız olmaktan yoruldum, hala verecek sevgim var” diye sesleniyordu.
I am so tired of being lonely
I still have some love to give.
Nakarat ise bir yorumcuya göre, Bob Dylan’ın 60’ların country
dönemi şarkılarındaki “basit ve direkt cinselliği “anımsatıyordu: “Vücudunu
benim yanıma koy ve hayal etmeye devam et”
Everybody’s got somebody to lean on
Put your body next to mine, and dream on
Harrison’ın imzası olan “slide guitar” solosu, Dylan’ın
alameti farikası olan mızıkası eşliğinde finale damgasını vuruyordu.
https://www.youtube.com/watch?v=1o4s1KVJaVA
Harrison ve Lynne İngiltere’ye döndüklerinde şarkıyı plak
şirketine götürdüler. Ama şarkı bir single’ın B yüzüne konulmak için “fazla
iyi” olmuştu ve albümde de yer olmadığı için yazık olacaktı. Neden aynı beşli
bu birlikteliği devam ettirip bir albüm çıkarmasındı?
Dylan her zaman turdaydı ve onun Los Angeles’ta olduğu 10
günlük bir boşluk buldular. Her gün en az bir şarkı yazmaları gerekiyordu. Öğleye
doğru Dylan’ın stüdyosunda toplanıyorlardı, birisi bir riff ortaya atıyordu ve herkes
ona bir şeyler katıyordu ve akşama kadar şarkıyı bitiriyorlardı. Geceleri de Roy
Orbison onlara Elvis’le olan maceralarını anlatıyordu. Beraber zaman
geçirmekten keyif alıyorlardı ve sınırlı zamanları olduğu için de şarkılar ilk
bestelendikleri gibi yalın ve özgün kalıyordu.
Dylan’ın garajındaki ekipmanlar yeni idi ve sürekli hatalar
oluyordu. George bir ara gülerek, “We’ll burry them” demişti. “Traveling
Wilburys” adını buradan aldılar ve her biri egolarından uzak,
eşitliklerini simgeleyecek şekilde kendilerine birer takma isim taktılar.
Grubun sembolik lideri ve fikir babası George Harrison
Nelson Wilbury olmuştu. Roy Orbison Lefty Wilbury, Bob Dylan Lucky Wilbury, Jeff
Lynne Otis Wibury ve Tom Petty Charlie T.JR olmuştu. Baterist Jim Keltner ise
bir Wilbury değildi. Onun da adı Buster Sidebury olmuştu.
İlk albüm “Traveling Wilburys Volume 1”, iki milyon
kopya sattı ve 1990 yılında Grammy ödülü aldı. “Handle with Care”in
yanı sıra albümdeki “End Of The Line” ve “Tweeter and the
Monkey” adlı şarkılar ön plana çıktılar.
Albümün yayınlanmasından 2 ay sonra Roy Orbison ani bir kalp
krizi sonucu, 52 yaşında hayatını kaybetti. Grup quartet olarak “Traveling
Wilburys Volume 3” yi çıkardı ama albüm, ilki kadar başarılı olmadı.
George Harrison, Beatles’ın 1970 yılında dağılmasından sonra
başladığı solo kariyerini başarı ile sürdürdü. Sanatçı,2001 yılında 58 yaşında
iken kansere yenik düştü.
“Free Fallin” adlı şarkısı ile bilinen üç Grammy
ödüllü Amerikalı şarkıcı Tom Petty ise 2017 yılında hayatını kaybetti.
Bob Dylan, 2016 yılında “Amerikan
şarkı geleneğinde yeni şiirsel ifadeler yarattığı” için Nobel Edebiyat
ödülüne layık görüldü. Ünlü şarkıcı konser vermeye devam ediyor.
Jeff Lynne,2023 yılında Beatles’ın son şarkısı “Now
and Then”in prodüktörlüğünü yaptı ve aktif müzik hayatına devam ediyor.
Derleyen: V. Victor Mori
Kaynakça:
The True Story of Traveling Wilburys documentary,1990, youtube
George Harrison -Interview (Traveling Wilburys) on Countdown
1990.
Volski H.,The Story of Traveling Wilburys, 5.10.2017,sinclairclarion.com
Taysom J.,This is how George Harrison,Bob Dylan,Tom
Petty,Jeff Lynne and Roy Orbison formed Traveling Wilburys,Far Out ,June 2020
Traveling Wilburys, Roy Orbison,Tom Petty,Jeff Lynne,Wikipedia
Yorumlar
Yorum Gönder