HURRICANE -BOB DYLAN
Bir Şarkının Hikayesi
Hurricane - Bob Dylan
Albüm : Desire
Kayıt : 28-31 Temmuz, 11 Ağustos,24 Ekim 1975
https://www.youtube.com/watch?v=bpZvg_FjL3Q
1966 yılında New Jersey’deki Lafayette adlı barda 3 cinayet
işlenir. Cinayetlerden kısa bir süre sonra polis barın önünden geçmekte olan
bir arabayı durdurur. Arabada orta sıklet boksörü Rubin “Hurricane”Carter ve
iki arkadaşı vardır ve yakındaki başka bir bardan döndüklerini söylerler ve polis
gitmelerine izin verir. Arkadaşlarından birini eve bırakırlar ve 45 dakika
sonra tekrar barın önünden geçerler ama bu kez polis onları karakola davet eder
ve 17 saat ifade verirler. Kimlik teşhisi için yakındaki hastaneye götürülürler
ancak henüz yaralı olan görgü tanığı saldırganların onlar olmadığını söyleyince
serbest bırakılırlar. Olay esnasında bölgede bir suça karıştığı tespit edilen ve
polisten hoşgörü bekleyen Alfred Bello’nun haftalar sonraki tanıklığı ile ikili
3 cinayetten şüpheli olarak tutuklanırlar ve yargılama sonrası mahkeme
sanıkları ömür boyu hapis ile cezalandırır.
46 yıl öncesine yani 1975 Mayıs’ ına dönersek Bob Dylan,
15.stüdyo albümü ”Blood On the Tracks”’in kapak illüstrasyonlarını çizen ressam David Oppenheim ile Fransa’nın
güneyindedir. Her yıl tam 24 Mayıs’ta, Les Saintes -Maries -de- la-Mer’de çingeneler
bir ritüeli tekrarlarlar ve kutsal azizeleri Sainte Sarah’nın heykelini müzik
ve danslar eşliğinde denize götürürler ve sonra da kiliseye geri taşırlar. Dylan,arkadaşı
ile beraber 34.doğum gününe denk gelen bu festivale katılır, Çingenelerin Kralı
ile tanışır, onlarla zaman geçirir, sabaha kadar kamp ateşinde Manitas de
Plata’yı dinler ve bu deneyimler sanatçıda çok büyük izler bırakır.
1975 Haziran’ında New York’a dönen Dylan, yolda tesadüfen
daha önceden de tanıştığı tiyatro direktörü ve yazar Jacques Levy ile
karşılaşır. Beraberce her ikisinin de çoğunlukla takıldıkları ”The Other End” adlı bara giderler. Dylan,
Levy’nin daha önce The Byrds ‘ün“Chastnut Mare” adlı şarkısının sözlerini
yazdığını biliyordur. Sohbet sırasında Levy’ye Hurricane Carter’ın mahkemesini
takip edip etmediğini sorar. Levy de mahkemeyi takip ediyordur. Dylan,
Hurricane Carter’ın bir kitap yazdığını avukatlarının kitabın kopyasını birçok
ünlüye ve kendisine de yolladığını söyler. Sanatçı kitabı okumuş ve boksörün
masumiyetine inanmıştır ve kısa bir süre sonra da onu hapiste ziyaret edeceğini
ilave eder, Levy de kendisi ile aynı görüştedir. Bir sonraki buluşmalarında
Dylan, Hurricane ile ilgili bir şarkı yapmak istediğini ve Levy’nin iyi bir
hikaye anlatıcı olduğunu söyleyerek yeni albümündeki şarkılarının sözlerini
yazması için yardımını ister.
Dylan aslında çok daha önce bu hikayeye benzer bir şarkıyı
yazmıştır. 1963’te yazdığı ve ırkçılığa ve haksızlığa karşı protest bir duruş
sergilediği “The Lansome Death of Hattie Carroll”adlı şarkısında, çalıştığı
otelin barında içkisini geç getirdiği gerekçesiyle sarhoş beyaz bir gencin saldırısına
uğrayan ve sırtına ve boynuna aldığı baston darbeleriyle 8 saat içinde iç
kanamadan ölen 9 çocuk annesi siyahi bir bar görevlisinin hikayesini anlatmıştır.
Mahkeme saldırgana sadece 6 ay hapis cezası vermiş ve Dylan’ın bu adaletsizliğe
karşı duruş sergilediği şarkısı o dönemdeki en iyi şarkılarından biri olmuştur.
Bu kez haksızlığa uğrayan kişi henüz hayattadır ve 9 yıldır işlemediği bir
suçtan ötürü hapistedir.
Bob Dylan,hapiste Rubin “Hurricane” Carter’ıziyaret eder. Carter
daha sonra bu görüşmeyi şöyle anlatacaktır :
”Beraberce oturduk ve saatlerce konuştuk ,herkesin
yaptığı gibi bana cinayetleri işleyip işlemediğimi sormadı. Onun bir
kardeş olduğuna inandım.”
Dylan da görüşmeden pozitif etkilenmiştir ve Carter ile
felsefelerinin aynı olduğunu ve onun gibi insanlarla her zaman karşılaşılmadığını
ifade eder.
Jacques Levy’ye dönersek, yazar işbirliği teklifini kabul etmiştir.
Dylan bir sonraki buluşmalarına gitarı ile gelir ve ona Fransa’da iken
bestelediği birkaç şarkıyı çalar. ‘’One
more cup of Coffe “tamamen bitmiştir, karısı için yazdığı şarkı ”Sara” ise henüz
tamamlanmamıştır. Levy kendisi ile yapılan söyleşide o unutulmaz anları şöyle anlatır:
”One More Cup of Coffe tek kelime ile fantastik bir
şarkıydı. Herkesin hayatta böyle bir şansa sahip olmasını isterim. Bob sadece 1
metre uzağımdaydı ve şarkıyı yüksek sesle söylüyordu. Olağanüstü bir
deneyimdi.”
Levy şarkının yarattığı ruh halinden çok etkilenir ve
Dylan’ın Fransa’daki deneyimleri ile 10 yıl önceki protest kimliğini
harmanladığı yeni tarzı ile ilgili önemli ipuçlarını yakalar.
Daha iyi konsantre olmak için Dylan’ın Malibu’daki evine
giderler. Belirli bir ajandaları yoktur,sadece Dylan Hurricane hakkında , Levy de Joey Gallo
adlı bir gansterle ilgili biyografik bir şarkı yazmak istiyordur. Üç haftada
tüm şarkıları bitirirler.
New York’a dönerler ve bir gün Levy ile arabada dolaşırken
karşı kaldırımda yürüyen upuzun siyah saçlı ve bir keman kutusu taşıyan uzun
boylu hoş bir genç kız görürler. Dylan arabayı durdurur ve genç kıza merhaba
deyip “o elindekini çalıyor musun “diye sorar. Evet cevabını alınca da yanına
gidip “Benimle çalmak ister misin?” der. Elbette karşısındakini hemen tanıyan
Scarlet Rivera inanılmaz bir tesadüf sonrası hayatının fırsatını yakalamıştır
ve Dylan’ın stüdyosundaki kısa bir sınavdan sonra artık O’nun kemancısı
olacaktır. Desire albümündeki kah roman kah mistik tüm keman soloları Scarlet
tarafından icra edilecektir.
Kayda içlerinde Eric Clapton’ın da olduğu kalabalık bir
müzisyen topluluğu ile başlayan Dylan uyumsuzluğu fark eder ve Clapton’ın da
tavsiyesine uyarak grubu 4 kişiye indirir.
Hurricane’in kaydında kemanda Scarlet,vokalde Emmylou Harris
vardır. Ancak plak şirketi CBS’in avukatları olası bir davayla karşı karşıya
kalmamak için sakıncalı bazı sözlerin değiştirilmesini isterler. Levy sözleri
değiştirir ve tekrarlanan kayıtta bu kez vokalde Rooney Blakley yer alır.
Desire albümü yayınlanmadan önce Dylan, Martin Scorsese ‘in
2019 yılındaki filmine konu olacak meşhur “Rolling Thunder Revue” turuna çıkar.
Turnede “Onunla uykumuzdayken bile şarkı söyleyebiliriz” dediği efsane
partneri, eski sevgilisi ve ebedi dostu Joan Baez, Roger Mc Guinn (The Byrds),Roberta
Flack ve daha birçok meşhur müzisyen ve şair vardır. Dylan tüm konserlerde
Hurricane’i coşkuyla söyler ve Carter’ın hikayesini ana akım medyanın gündemine
taşımayı başarır. Turne sırasında Carter’in bulunduğu hapishanede bile bir
konser verirler.
https://www.youtube.com/watch?v=PS4gsWDSn68
Birkaç ay sonrasında davadaki kilit tanık Bello’nun New York
Times’a verdiği röportajda çelişkili ifade vermesi nedeni ile dava tekrar açılır
fakat inanılmaz bir şekilde savcılar bu sefer de bir cinayet sebebi uydurarak
sanıkları tekrar mahkum ettirirler. 1985 yılında, yani mahkumiyetlerinden ancak 19 sene sonra, Federal yüksek mahkeme
davanın kanıtlardan çok ırkçılığa dayandığı gerekçesiyle Rubin “Hurricane”
Carter’ın mahkumiyetine son verir.
“Hurricane” bir yanı ile ırkçılığa karşı protest bir şarkı
iken diğer yanı ile tarihi doküman niteliğinde bir başyapıttır. 8,5 dakikalık
epik anlatım sanki Lafayette cinayetlerinde iddia makamının boşluklarını ortaya
döken hukuki bir belge gibidir. Şarkı Bob Dylan’ın en kalıcı hitlerinden ve
Rock müziğin en etkili protest şarkılarından biri olmuştur.
Şimdi tüm katiller özgür,
Şık giysileri ve kravatlarıyla
Martinilerini yudumlayarak
Güneşin doğuşunu izleyebilecek kadar,
Rubin, üç metrelik hücresinde Budha gibi oturuken,
Suçsuz bir adam cehennem azabı çekerken
İşte bu Hurricane’in hikayesidir,
Fakat bitmeyecektir adı temize çıkana,
Ve kaybettiği zamanı geri verilene kadar.
Hapishane hücresine kondu
Oysa bir gün olabilirdi
Dünya şampiyonu.
Geçtiğimiz 24 Mayıs’ta 80 yaşını kutlayan Bob Dylan, 2015’te
Rolling Stone dergisi tarafından tüm zamanların en iyi şarkı yazarı olarak
gösterilmiştir. ”Like a Rolling Stone “adlı şarkısı da gene aynı dergi tarafından tüm zamanların en iyi
şarkısı olarak 1.sırada listelenir. Dylan 2016 yılında Amerikan müzik
geleneğinde yeni şiirsel ifadeler yarattığı için Nobel Edebiyat ödülüne layık
görülmüş ve bu ödülü alan ilk müzisyen olarak tarihe geçmiştir. Sanatçı
madalyasını basına kapalı bir törenle Nisan 2017’de almıştır. İlginç bir de not
düşelim. Gerçek soyadı Zimmerman olan Bob Dylan otobiyografisinde babaannesinin
Kars’ın Kağızman ilçesinden olduğunu yazmıştır.
Derleyen: V.Victor Mori
Kaynakça :
Baykal G.,Bob Dylan,Everest Yayınları 2003
Zollo P.,American Songwriter June,2020
Boehlert E.,Dylan’s Hurricane : A Look Back, Rolling Stone
Magazine
nbm5381,”Hurricane”-Bob Dylan’a riveting tale of injustice,September
2019
Bob Dylan:Jacques Levy Part 1-6, The Prism Archive
Yorumlar
Yorum Gönder